Müfettiş, Nikolay Vasilyeviç Gogol

Okuduğum Tarih: Kasım 2013

Gogol’un bu ünlü oyununu okumaktan büyük keyif aldım. Film izler gibi eğlendim. Müfettiş, bir kentte bulunan ileri gelen memurların rüşvetle/despotlukla sürdürdükleri yaşamın ve ayıbın karşısında sıkışıp da zor durumda kaldıklarında paçalarını kurtarmak için neler yapmak zorunda kaldıklarını anlatıyor. Bunu anlatma tarzı öyle eğlenceli ve komik ki aslında bir trajedi olabilecek bir hikayeyi gülerek, gülümseyerek okuyoruz.

Kaymakam St.Peterburg’dan kimliği gizli birisinin, bir müfettişin geleceği duyumunu aldığında paniğe kapılıyor ve kentin ileri gelenleri olan yargıcı, lise, hastane, postane, yoksulları koruma kurumları MUDURLERINI ve komiseri çağırıp kurumlarına çeki düzen vermeleri gerektiğini anlatıyor.

Öte yandan hana St.Petersburg’dan uşağı Osip’le beraber kalmaya gelen bir devlet memuru olan İvan Aleksandroviç Hlestakov, kumarda kaybettiği paraları yüzünden sıfırı çekmiş vaziyettedir, yemek yiyecek parası dahi kalmamıştır. Son yemeğini hancının acıması yüzünden yerken onu müfettiş zanneden Kaymakam gelir. Nereden gelip nereye gideceği belli olduğundan bahsedilen müfettişle de tıpa tıp uyduğundan şüpheleri yoktur. Yaptıkları onca uygunsuzluğun korkusuyla soruşturmak akıllarına bile gelmez.

Kaymakam Hlestakova’ya o kadar iyi davranır ki Hlestakov hemen uyanmaz ama şaşırır. Kaymakam Anton Antonoviç Skvoznik-Dhumanovk, Hlestakov’u evinde kalmaya davet eder. Kaymakam’ın eşi Anna Andreyevna ve kızı Marya Antonovna ile tanışan Hlestakov onlara da büyük komplimanlar düzer. Hatta iyice abartır kendisini övmeyi. Karşısındakiler sonradan görme olduklarından fark etmezler bile. Sonra Hlestakov odasında dinlenmeye çekildiğinde uşağı Osip bahşişleri götürür, o da renk vermez.

Kaymakam şehrin ileri gelenlerini çağırır. Müfettişi tavlamak için her müdürün onunla rüşvet seansını ayrı yapmasının iyi olacağında karar kılarlar.

Sonra sırasıyla Yargıç Ammos Fyodoroviç, Postane Müdürü Şpekin, Lise Müdürü Luka Lukiç Hlopov, Yoksulları Koruma Kurumları Müdürü Artemi Filippoviç ve zengin esnaflardan Bobçinski ile Dobçinski Hlestakov’a nakit olarak sözüm ona borç para verirler.

Hlestakov bu yanılsamadan son derece memnundur (“Beni bir devlet görevlisi sandılar galiba. Dün akşam gözlerini epey korkuttum herhalde. s86) Uşağı Osip artık oradan ayrılmaları gerektiğini söylemektedir. Hlestakov bir gün daha kalacağını söyler ve St. Petersburg’daki yazar arkadaşı Tryapiçkin’e durumu anlatan bir mektup yazar. Ona bunu gazetede yayınlamasını önerir. Bu mektubu postaneye yollarlar.

Hlestakov kaymakamın evinde kızı Marya’yla karşılaşınca ona ilanı aşk eder. Sonra o diz çökmüşken annesi Anna odaya girer ve Marya’yı yollar, bu sefer Hlestakov Marya’nın annesine Anna’ya ilanı aşk eder. Diz çökmüşken kızı Marya odaya girer ve işler karışır. O sırada kaymakam da gelince Hlestakov Marya’yı babasından ister ve kabul edilir. Nişanları kente ilan edilir.

Bu arada kentin esnafı Hlestakov’a Kaymakamın despot ve çıkarcı tutumunu şikayet ederler. Hlestakov ani bir işi olduğunu bahane ederek kendisine tahsis edilen şık bir arabayla yola çıkar.

Arkasından kaymakam nişan için tebrikleri alırken Posta Müdürü gelip Hlestakov’un gayri kanuni bir şekilde mühürünü bozup açıp okuduğu mektubu herkese gösterir. Mektupta Hlestakov tüm ileri gelenlere giydirmekte, onlarla alay etmektedir. Bunu duyunca kaymakam ve diğer memurlar sinirden köpürürler.

O anda jandarma gelip müfettişin handa olduğunu ve kendileriyle görüşmek istediğini bildirir. Herkes şoka girer.

Gözlemlerim :

*Türkler        

“Türklerle savaşacağız herhalde.” (s10) Türklerle Rusların ezeli savaş ve rekabetleri halkın konuşma biçimlerine de riayet etmiş.

*Fransızca Bölümler Rus edebiyatının o dönem romanlarında olduğu gibi halkın Fransızların etkisi altında olduklarının bir ifadesi. Hele üst tabaka Fransızca konuşarak sosyetik tatmini sağlıyorlar.

“Comprenez vous” (s58)

“Moveton” (s125)

*Sarhoşluk

“İnsan içti mi, içindeki her şeyi dışarı döker; yüreğindeki her şey diline vurur. Biraz atar elbette; ama atmadan da konuşulmaz ki.”  (s65)

*St.Petersburg’a “Peter” denmesi hoşuma gitti. (s25) Sanki bir arkadaştan bahseder gibi. Şehre duyulan sevgiyi ifade ediyor.

 *St. Petersburg

“Peter’de yaşamak çok daha iyi tabii. Paran olsun yeter; paran varsa daha rahat, daha güzel yaşarsın. Tiyatrolar mı dersin, dans eden köpekler mi, ne görmek istersen karşına gelir… Soylular kadar olmasa da herkes kibar konuşur, balık pazarına bile gitsen satıcılar “Beyefendi” derler; (s26)

“Ama ansızın bütün kent, Peterburglu görünüşüm ve kılık kıyafetim yüzünden beni general, vali gibi bir şey sanmaya başladı. (s121)

*Müfettiş için kenti ‘düzeltiyorlarmış’ izlenimi yaratmak.

“Sonra ayakkabıcının yanındaki eski çiti hemen yıktırıp, yerine sarı işaret kazıkları diktirin de, sanki yol çalışması varmış gibi görünsün.” (s20)

*Hlestakov’un ‘onu başkomutan zannettikleri ‘ hikayesini Kaymakama anlatarak aslında bilmeden tüyo vermesi.

“Hatta bir defasında beni başkomutan bile sanmışlardı; askerler nöbet yerlerini bırakıp ellerinde silahlarıyla beni selamlamaya çıkmıştı. Dostum olan subayları sonradan “Ya kardeş, gerçekten başkomutan sandık seni,” demişti.” (s59)

Mizahi takılmalar :

*Rusya’nın büyüklüğü

“Buradan kalkıp üç yıl boyunca yürüsen bile başka bir ülkeye varamazsın.” (s5)

*Hastane/hastalar

“Hastalar da her zamanki gibi evcil hayvana ya da demirciye benzemesinler.” (s5)

“Hastayı ne kadar kendi haline bırakırsanız o kadar iyi olur. Hiç pahalı ilaç kullanmayız. İnsan basit bir varlıktır zaten: Ölecekse ölür, iyileşecekse iyileşir.” (s6)

*Mahkeme

“İnsanların oturması gereken bekleme salonunda mübaşirleriniz kaz yetiştiriyor, yavruları da ayakaltında dolaşıyor.” (s6)

*Postane

“Bana akıl vermeyin, bu zaten yaptığım bir şey. Ama tedbir olsun diye değil, daha çok meraktan yapıyorum. Dünyada neler olduğunu öğrenmeye bayılıyorum. Gerçekten çok ilginç şeyler var mektuplarda. Kimileri öylesine keyifle okunan… öyle öğretici parçalar ki anlatamam. “Moskova Haberleri” gazetesinden bile iyidirler!” (s11)

*Köylü

“Senin patron köylü olduğu için bir gün yemek yemeden durabilir, ama herkesi kendisi gibi sanıyor.” (s30)

*Yüksek rütbelilerle konuşma korkusu

“Öyle ama, yüksek rütbeliler konuşurken biraz ürküyorsunuz.” (s50)

*Rüşvet

“Bence herkes, onun karşısına birer birer çıkmalı ve açıkgöz davranıp işi halletmeli; hem böyle yaparsak birbirimizden hiç haberimiz yokmuş gibi olur. Örgütlü toplumlarda böyle yapılır işte!” (s72)

*Rüşvet yiyen devlet büyükleri için harika bir taşlama. Bu açıdan bakıldığında evrensel bir roman ve hikaye. Tevekkeli değil bu kadar ünlenmiş olması.

*Gogol adeta Rusya’nın Aziz Nesin’i. Aziz Nesin’in kıvrak ve sivri mizah zekasını Gogol’un benzetmelerinde de buluyor gülümseyerek, gülerek okuyoruz.

*Bu roman aklıma Orhan Kemal’in Müfettiş romanını getirdi. Müfettişler Müfettişi [AAKA-316], Müfettişler Müfettişi-2 [AAKA-321]. Orhan Kemal’de romanında benzer bir yanılsamayı işlemiş ve bunu iki kitaba yayarak oldukça geniş bir perspektifte tutmuştu. Kemal’in müfettişi Türk kültürünü, geleneklerini anlatıyor ve başarılı bir mizahla eleştiriyordu.

Load More Related Articles
Load More By Alper Almelek
Load More In Kitap Gözlem & İncelemeleri

Yanıtla

Your email address will not be published.Gerekli alanlar işaretlenmiştir. *

Check Also

Kitap Tanıtım Yazısı: Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami

ŞU, BU’na aşık, BU, ŞU’yu arkadaşça çok çok ...

FORMÜLÜM


Alper Almelek 1971’de dünyanın en güzel şehri olarak nitelediği İstanbul’da doğmuştur. University of Southern Maine ve Sonoma State University’de Siyasal Bilimler ve Müzik eğitimi (Opera Şarkıcılığı ve Piyano) görmüştür. 1995’te yurda dönüşü ertesinde 11 yıl boyunca aile işinde çalıştıktan sonra Siegwerk Corporation’ın Türkiye Genel Müdürü...
DEVAMINI OKU

TESTLER

KİTAP İNDEKSİ

INSTAGRAM KÖŞESİ

Instagram did not return a 200.

İŞ’TE KAHKAHA