Uluslararası Meis Adası – Kaş Açık Deniz Yüzme Yarışı – 2013

Yarıştan bir gün önce Boğaziçi Yarışı’nın ancak onda birinin katılmaya cesaret ettiği, yine 20 civarı ülkeden gelmiş olan 200’e yakın sporcuya yarışma koordinatörünün mesajı çok netti: ‘Arkadaşlar, bakın bu uzun bir yarış, şimdiden yarın için kendini hazır hissetmeyen varsa, aman gözünüzü seveyim katılmayın, bu işin şakası yok, sizi denizin ortasından toplamak kolay olmaz bizim için, bizim de başımızı derde sokmayın’. Haliyle, bu cümleleri duyunca insan önce bir tırsıyor, ”nasıl yani ben yarın ne yapıyorum ki bu kadar tehlikeli” diyorsunuz. Aslında tehlikesi falan yok ama mesafe uzun olduğundan dolayı yüzücünün kendisini yeterince idmanlı hissetmesi gerekiyor. Bir de tabii geçmişte bu yarışı zamanında bitiremeyip de denizde kaybolanların hikayelerini de hatırlayınca biraz daha tuhaf oluyorsunuz. Neyse efendim, biz de yarış sabahı çok erken kalkıp (Büyük Kulüp Cercle D’Orient’den 3 arkadaş katılmıştık) Kaş sahilinde biraz çorba kaşıklayıp ekmek yedikten sonra bizi alan motora yalnızca mayo-gözlük-bone ile bindik. Ayağımızda terlik bile yoktu. Bir taka bizi Kaş’tan alıp Meis Adası’na (Yunanca Meigisti) götürdü ve yolculuk yaklaşık 45 dakika sürdü.

Adaya gelişimiz başlı başına bir olaydı. Düşünün, mayo-gözlük-bone üçlüsüyle YUNANİSTAN GÜMRÜK’ünden geçtik. Doğru adanın iskelesine…öyle de sempatik, küçük, tatlı bir ada ki insanın içinden orada kalmak geliyor. Ada halkının gülümseyen ve kucaklayan bakışları altında sahile geldik ve tabanca atışına benzer bir sesle yarışa başladık. İnanır mısınız, adanın yörüngesinden çıkmamız yalnızca 45 dakika sürdü. İstanbul Boğazı yarışının ortalama 1 saat civarında olduğunu düşünürseniz az buz gelmiyor 45 dakika. Ve adadan ayrıldıktan ancak 2 saat sonra (ki artık açık denizdeydik) Kaş’taki BİTİŞ’de dev Türk Bayrağı’nı gözlerim aşağı yukarı seçmeye başladı. Sonra bir 55 dakika daha kalmıştı yarışın bitmesine. Aralarda da zaman zaman minik krampları da saymazsak yarış aslında zor olmasından öte çok uzundu. Arkadaşlarım sağolsunlar benden daha iyi ve hızlı yüzücü olmalarına rağmen, beni zaman zaman bekleyerek sabır gösterdiler ve 2 saat 55 dakikada yarışı bitirdik. Olağanüstü bir deneyimdi. Merdivenden sahile çıktığımda arkamı dönüp ”yahu ben bu yolu mu yüzerek geldim” hissi inanılmazdı.  Öğrendiğimize göre yarışın birincisi (yabancı bir genç) 1.5 saatte bitirirken, sonuncu da 4.5 saatte tamamlayabilmiş. Biz demek ki ortada bir derece yapmışız (daha doğrusu ben yaptım arkadaşlarım beni beklediler 🙂 O denizin turkuazlığı cennette yüzdüğümüz hissini uyandırıyordu bizde.

Load More Related Articles
Load More By Alper Almelek
Load More In SPORUM

Yanıtla

Your email address will not be published.Gerekli alanlar işaretlenmiştir. *

Check Also

Kitap Tanıtım Yazısı: Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami

ŞU, BU’na aşık, BU, ŞU’yu arkadaşça çok çok ...

FORMÜLÜM


Alper Almelek 1971’de dünyanın en güzel şehri olarak nitelediği İstanbul’da doğmuştur. University of Southern Maine ve Sonoma State University’de Siyasal Bilimler ve Müzik eğitimi (Opera Şarkıcılığı ve Piyano) görmüştür. 1995’te yurda dönüşü ertesinde 11 yıl boyunca aile işinde çalıştıktan sonra Siegwerk Corporation’ın Türkiye Genel Müdürü...
DEVAMINI OKU

TESTLER

KİTAP İNDEKSİ

INSTAGRAM KÖŞESİ

Instagram has returned invalid data.

İŞ’TE KAHKAHA